+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Aile Hekimliği Ve Check-Up / SORU BANKASI Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Çocuk psikolojisi + Domuz Gribi + Genel Konular + Güzellik&Estetik + Hamilelik + Ofis sağlığı + Sağlıklı Yaşam + Tamamlayıcı Tıp + Tıptaki Gelişmeler + Yeşil Çevre,Yeşil Sağlık














SORU BANKASI: Kendimi aşırı yorgun hissediyorum ve oturduğum yerde uyuyorum. 12-13 saat uyusam bile dinlenemiyorum. sürekli yorgunum. hafta arası 6-7 saat uyuyorum

İçerik Eklenme Tarihi: 7/9/2009 4:09:04 PM

Yazar
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak

Paylaş ve Kaydet

Kendimi aşırı yorgun hissediyorum ve oturduğum yerde uyuyorum. 12-13 saat uyusam bile dinlenemiyorum. sürekli yorgunum. hafta arası 6-7 saat uyuyorum. hafta sonu bu bazen 11-12 saate çıkıyor.

Mevsim değişikliklerinde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri yorgunluktur. Uyku problemleri, psikolojik değişimler yorgunluğun bilinen önemli nedenleri arasında yeralır. Yağmurlu, bol karlı ve uzun bir kış mevsiminin ardından, güneşli günlerin cıvıltısı bizleri daha mutlu insanlar yapmaya yeter gibi görünse de doğa ile birlikte değişen kimyamız vücudumuzu halsiz bırakabilir. Mevsim değişikliklerinde yaşanan bu tip yorgunluklar aslında küçük çabalarla aşılması kolay engellerden ibaret. Ancak mevsimsel değişikliklerden kaynaklı olmayan ciddi tedavi gerektiren yorgunluklar da mevcut. Kişinin şikayetleri doğrultusunda teşhis edilen yorgunluk tipi doğru tedavi yöntemiyle aşılabilir. Yorgunluk genel bir şikayetten ziyade artık günümüzde bir hastalık gibi değerlendirilip, sırf bu nedenle kurulmuş merkezlerde ele alınıyor. Yaz aylarına girdiğimiz şu yağmurlu günlerde sıcaklığın, havadaki rutubet oranının artış göstermesi dolayısıyla üzerimizdeki negatif enerji yükünün de artmasına neden oluyor. Sabahları daha yorgun uyanıyor, daha önceden varolan hastalıklarımızdan kaynaklanan şikayetlerimizin arttığını hissediyor olabiliriz. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar, bu yorgunluğu, küçük yerleşim yerlerinde yaşayan insanlara oranla daha yoğun yaşıyorlar. Hava kirliliği, trafik, sanayi kirliliği ve hayat şartlarının daha zorlayıcı olması negatif enerji yükünün etkisini artıran nedenler arasında bulunuyorlar. Ancak her yorgunluğu bahara bağlamakta doğru değildir. Genel olarak yorgunluğu üç başlık altında incelemek mümkündür. Kronik Yorgunluk, Mutsuzluk Yorgunluğu ve Mevsimsel Değişikliğe Bağlı Yorgunluklar. Bu üç tip yorgunluk durumu birbirinden çok farklı nedenlere ve dolayısıyla birbirinden farklı tedavi yöntemlerine sahip olduğu için yorgunluğun nedeninin doğru teşhisi şikayetin tamamen giderilmesinde oldukça önem taşıyor. Etrafımızda sıklıkla yorgunluktan şikayet eden insanlarla karşılaşmak mümkündür. Bazı insanlar eklem ağrıları gibi fiziksel bir halsizlikten bahsederken bazılarının da, psikolojik anlamda, ne yaparsa yapsın dinlenemediği sonucuna ulaşabiliriz. Yorgunlukla ilgili hayıflanmaların sonu gelmiyor ise Kronik Yorgunluk Sendromu vücudu ele geçirmiş demektir. İsteksiz ve mutsuz bir görüntü, ev ve iş hayatımızı olumsuz etkiler. Sürekli uyku hissinin varlığı, dikkatsizlikle birlikte kazaların oluşmasına bile neden olabilir. Ağır depresyon geçirenlerde ya da sosyal fobisi olan insanlarda yorgunlukla ilgili şikayetler oldukça belirgindir. Bahar Yorgunluğu havanın yarattığı negatif etkinin yanısıra kendi ellerimizle yarattığımız daha birçok neden saymak mümkündür. Örneğin yaz aylarına daha fit bir vücutla girmek için yaptığımız beslenme değişiklikleri bizlerin yorgun düşmesine neden olabilen en önemli nedenlerin başında gelir. Vücudumuzun ihtiyacı olan Vitamin ve Minerallerin azalması ve en önemlisi alınan sıvı miktarının kış aylarına oranla artık yetersiz kalması vücut direncinde önemli bir azalma yaratabilir. fiziksel aktivite yapma isteği de bir nevi yorgunluğu tetikleyen etkenler arasındadır. Tembel bir yaşama alışmış vücudumuz yapılan fiziksel aktiviteler ile hamlayarak kas ağrılarının yanı sıra, incinme ve burkulma gibi kazalar sonucu fiziksel yorgunluğa sebep verebilir. Fiziksel etkenlerin yanısıra metabolik nedenler de yorgunluğa sebep olabilir. Tiroid bezi hastalıkları yada yetersiz çalışmasından kaynaklanan troid hormon eksikliği yorgunluğu oldukça tetikleyen en önemli metabolik nedenlerden biridir. Tiroid bezinin yetersiz kalması sonucu yorgunluğa ek olarak kişide hafıza zayıflığı, uykuya meyilin artması gibi şikayetlere neden olur. Bahar ile birlikte yaşana alerjik reaksiyonlar ve beraberinde getirdiği kaşıntı, gözlerde sulanma, nefes alma problemleri ve içilen antihistamnik haplar kendimizi yorgun hissetmemizde önemli yertutan diğer bir nedendir. Bunun yanısıra kronik hastalığı olan kişilerin örn: kalp hastalığı, Tansiyon, Şeker Hastalığı vb bu dönemlerde kendilerini daha yorgun hissedebilirler. İlaçların düzenli alınması verilen diyetlerin harfiyen uygulanması bu tip yorgunlukları enaza indirmenize yardımcı olacaktır. Bu mevsimler de tüketimi artan alkol ve sigara gibi bağımlılık yapan maddelerden mümkün olduğunca uzak durmak yorgunlukla savaşta önemli bir basamaktır. Bu dönemlerde bol bol taze sıkılmış meyve suyu tüketmek hem su ihtiyacınızı hem de içerdiği vitamin ve mineraller ile direncinizi korumanıza yardımcı olacaktır. Yağlı yemekler yerine sindirimi kolay sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeniz sindirim şikayetlerinizi azaltarak uykuya dalmanıza kolaylaştırır. Geceleri ağır yemek yememeye özen göstermek yine gece oluşabilecek mide şikayetlerinizi azaltır. Alkol, sigara ve kahve alışkanlıklarınız varsa mümkün olduğunca azaltmaya çalışın. Kahve yerine rahatlatıcı bitki çaylarını tercih etmeniz hem psikolojiniz hem de metabolizmanızın sağlığı için oldukça iyi gelecektir. İsteksiz tavırlardan uzaklaşıp davet edildiğiniz yerlere gitmeye gayret gösterirseniz baharın yumuşak havası ve arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ruhsal yorgunluğunuzu atmanıza yardımcı olacaktır. Kıyafet seçimlerinizde renkli, bahara uygun ince giysiler tercih etmeye özen göstermeniz pozitif enerjinizin artmasına yardımcı olacaktır. Her zamanki saatinizde yatıp, her zamanki saatinizde uyanmaya çalışırsanız vücudunuzun biyoritmini korumuş olursunuz. Gün içerisinde yapacağınız doğa yürüyüşleri kan dolaşımınızın hızlanmasına ve düzgün nefes alıp vermenize yardımcı olur.

Bu tavsiyeler, genel bilgilerdir. Fakat unutmayınız ki, özel rahatsızlığınız için en iyi tavsiye, şikayetlerinizi dinleyen ve sizi muayene eden doktorunuzun tavsiyesidir.

Anahtar Kelimeler:

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER

BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Aile Hekimliği Ve Check-Up

1970 yılında Paris’te doğdu, 1994’de Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi....

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2020 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z