+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Diş hekimliği / MAKALELER Dt. Celal Yıldırım & Dt. Saba Eryılmaz
 
 
ALT BAŞLIKLAR










MAKALELER: Ağız Yaralarında Ne Yapmalı?

İçerik Eklenme Tarihi: 22.01.2010 14:19:15

Yazar
Prof.Dr. Semih Özbayrak

Paylaş ve Kaydet

Temel olarak ağızdaki herhangi bir nedene bağlı yaralar( diş, dolgu, protez vb) ve herhangi bir hastalığın belirtisi olan yaralar olarak ayrılabilir

Temelde kaç tip ağız yarası vardır, sınıflama yapılabilir mi?

 

Temel olarak ağızdaki herhangi bir nedene bağlı yaralar( diş, dolgu, protez vb) ve herhangi bir hastalığın belirtisi olan yaralar olarak ayrılabilir. Ayrıca yüzeysel ve derin yaralar, ağrılı ve ağrısız yaralar, yumuşak veya sert yaralar, kendiliğinden kanayan veya kanamayan yaralar olarak ayrılması da teşhis bakımından önemli olabilir. 

— Bir yara için en önemli kriter görüntüsü mü, yoksa uzun süre geçmemesi midir?,

Uzun süre geçmemesi veya geçip tekrarlaması, sertliği veya çene altı bezesi yapıp yapmadığı, ateş ile birlikte olup olmadığı olası ihtimalleri sınıflama bakımından önemli kriterlerdir. Ayrıca görüntü de önemli olabilir; çevresinden kabarık, yüzeyi girinti-çıkıntılı vb gibi. 

- En sık hangi tip yaralara rastlanıyor?
   
*Aft denen kendiliğinden oluşan, ağrılı yaralar
    *Takma diş  kullananlarda protez vurukları
    *Bazı  hastalık tablolarında ağızda görülen yaralar
    *Yapılan tedavilere bağlı ” yan etki “ olarak ortaya çıkan yaralar (kemoterapi vb) 
 
 
 
—En sık rastlanan aftlar neden oluşuyor?
 
    Ağız mukozasının direnci önemli bir faktör, herkeste oluşmuyor, genelde de gençlerde oluşuyor. Stres oluşturan psişik durumlar, bazı yiyecekler kırık bir diş-dolgu- protezin tahrişi oluşumu kolaylaştırıyor. Duyarlı kişilerde sert diş fırçası veya kızarmış ekmeğin tahrişi bile aftların çıkmasını hızlandırabiliyor. Çok sigara içenlerde normalde aft görülmüyor, böyle bir kişinin sigarayı bırakması ile de birdenbire aftlar ortaya çıkıyor( bu ilişki tabii ki sigara içilmesinin iyi olması anlamına gelmiyor, aftı başka türlü önlemek mümkün) 
 

 

— Normalde aftlar hangi sıklıkla görülür?
 
   Yatkınlık  çok önemli(ailesel yatkınlık), buna genetik özellik olarak bazı  uyaranlara karşı daha şiddetli ve hassas reaksiyon da denebilir. Biraz önce bahsedilen mekanik tahrişler veya patlıcan, ceviz, domates, çilek, çikolata vb. bazı yiyeceklerin kimyasal içeriği de aftı başlatan faktör olabilir. Aftlar 1 hafta 10 gün içerisinde kendiliğinden geçiyor, genelde 2 ayda bir
çıkıyor ise sürekli tekrarlayan aft hastası(kronik rezidiv yapan aft)’’ denebilir. Ender olarak hormonal faktörlere bağlı kadınlarda regl dönemlerinde ayda bir tekrarlayan aftlar vardır.  
 
—Aftların biran için geçmesi için uygulanacak yöntem var mıdır?
 
  Sonuçta kendi kendine geçen bir yara, bu bakımdan sürenin ağrısız geçmesini sağlamak önemli. Nedeni ortadan kaldırmasa da yarayı uyuşturmak ve ağrıyı  yok etmek uygun bir yaklaşım. Bunun için, gargara tarzında solüsyonlar kullanılır. Yaranın dış ortamla ilişkisinin kesilmesi ağrıyı azaltıyor ( sürtünme yok oluyor),bunun için yapışkan krem ile  yarayı örtmek veya son zamanlarda üzerine yapışkan ve zamanla eriyen tablet şeklinde koruyucu madde koymak yardımcı oluyor.
   Vitamin eksikliği düşüncesiyle vitamin almanın anlamı yoktur. Eski metod olan kimyasal maddeyle yakmak da anlamsızdır. Son zamanlarda soft lazerin doku tamir mekanızmasında hızlandırıcı olduğu düşüncesiyle kullanımı vardır, denenebilir. Önemli olan oluşmasını engellemektir. Bu konuda özel hazırlanan bir gargara ile ağız mukozasının dayanıklılığını artıran yaklaşımları oral diagnoz kliniğinde uzun zamandır başarılı bir şekilde uyguluyoruz. 
 
—Sık aft sorunu yaşayan birisi mutlaka hekime başvurmalı mıdır?
 
   Tabii ki, aft şeklindeki yaranın herhangi bir hastalık tablosunun yan belirtisi olup olmadığının tespit edilmesi lazımdır. Biraz önce saydığımız önlemlerle belkide kişi ağrıyı azaltarak altında yatan bir hastalığın teşhisi şansını da yok edebilir. Genel hastalık tablosu olarak ilk akla gelenler Behçet Hastalığı, barsaklardaki Crohn Hastalığı, demir anemisi, nötropeni- agranulositoz gibi kan tablosu hastalıkları (hematolojik hastalıklar) düşünülebilir.
 
—Başka hangi hastalıklar ağızda yarayla beraber gözükebilir?
 
   Tüberküloz, frengi, kanser, uçuk virusu hastalıkları tablosu, anemi, lösemi, erozyonlu liken, erozyonlu lökoplaki, pemfigus gibi derinin soyulmayla karakteristik hastalıları başta olmak üzere birçok değişik durumda yara gözükebilir. Sadece görüntüyle tanı koymak mümkün değildir. Teşhis için mutlaka başka belirtiler ve tetkikler gerekir.   
   —Bu tip yaralarda mutlaka konuyla ilgili bir hekime başvurulması gerekir mi?
 
    Tabiî  ki, hayati sonuçları olabilecek değişikliklerde zaman çok önemli, bunu kaçırmamak lazım. Veya önemli sonuçları olmasa bile rahatsızlığın geçmemesi hastada “acaba kötü bir şey mi” düşüncesiyle huzursuzluk ve endişe yaratabiliyor. Bu nedenle durumun açıklığa kavuşturulmasında fayda var. Böyle şikayetlerde diş hekimliği fakultesi Oral Diagnoz ( ağız ile ilgili teşhis ) kliniğine başvurulabilir.  
 
—Çocuklarda ve bebeklerde de ağız yaraları görülüyor mu, bu durum nasıl anlaşılır?
 
    Daha az oranda olmak üzere evet görülebilir. En sık rastlananlar aft, coğrafya dili, uçuk virüsü ile ilgili enfeksiyon tablosu. Küçük çocuklar “ağzımda bir yara çıktı” diye bunu ifade edemeyebilirler, ağrıya bağlı huzursuzluk mızıldanma, ağrı nedeniyle yutkunamamaya bağlı ağızdan salya akışı önemli işaretler olabilir. Çocuğun bazı yiyecekleri sevmemesi de ağızdaki bir yaraya bağlı oluşan ağrıyla ilgili olabilir. Örneğin patlıcan, domates, ceviz, portakal vb. yiyeceler yukarıda bahsedilen bazı tablolarda rahatsızlık verdiğinden çocuklar otomatik olarak bu yiyecekleri sevmeyebilirler.
    Ayrıca süt bebeklerinin damaklarının temizlik amacıyla bir bez yardımıyla silinmesiyle de yaralar oluşabilir. Bazen de alt süt kesici dişlere dilin sürtünmesiyle dilaltında yaralar oluşabilir.
   Dişlerdeki çapraşıklık da yatkınlığı olanlarda yanak ve dudakta yaralar oluşmasına neden olabilir, bazen de bu durumu tedavi etmek için kullanılan teller ( ortodontik tedavi) aynı şekilde yaralanmalara neden olabilir.  
 
   —Diş veya protezlerin vurmasıyla oluşan yaraların sürekli olması ilerde daha ciddi durumlara yol açabilir mi?
  
   Diş protezinin materyaline bağlı önemli bir değişiklik olması söz konusu değildir; fakat   ağrı eşiği yüksek olan ( ağrıya dayanıklı ) kişiler  gerçekten önemli olabilecek bir hastalığın belirtisi olan yara oluştuğunda,ağrıyı hafife alıp “protez vurması” gibi bir nedene bağlayarak zaman kaybedebilirler. Özellikle vurdumduymaz kişilerde, algılama- irdeleme problemi olan ileri yaşlılarda, alkoliklerde günlük pratikte bu tür davranışla daha çok rastlıyoruz. Eğer bu yara kanserle bağlantılı ise böylesi bir hafife almanın ne derece önemli sonuçlar çıkartabileceği açıktır.  

 

—Ağızda oluşan kanser yarası erken dönemde nasıl belirti verebilir? 

15 gün içinde geçmeyen her yara bir tanı konana kadar şüpheli sınıfında değerlendirilmelidir! Bu durumda geçmeyen yara, üzeri düzgün olmayan şişlik, ağrı, sertlik, şişlikteki kenarın kabarıklığı, kanama, kötü koku, dişlerde ani sallanma, protezlerin ani gelişen uyumsuzlukları, çene altı bezelerinin şişmesi, yaranın üzerinde oluşan beyazlıklar bu konuda önemli işaretler olabilir. 

Anahtar Kelimeler: ağız yarası , aft , aft tedavisi , sigara ve aft , protez vuruğu , ağızda kanser yarası

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Dt. Celal Yıldırım
Diş hekimliği

1956 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden

...

+ Devamını okumak için tıklayınız
Dt. Saba Eryılmaz
Diş hekimliği

1968’de Zonguldak’ta doğdu. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Dişhekimleri Fakültesi&...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2014 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z