+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
ÇOCUK SAĞLIĞI / SORU BANKASI
 
 







SORU BANKASI: merhaba benim 5 aylık bir bebeğim var mama kullanıyor ve ek gıda olarak neler verebilirim.

İçerik Eklenme Tarihi: 7/9/2009 4:09:20 PM

Yazar
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak

Paylaş ve Kaydet

merhaba benim 5 aylık bir bebeğim var mama kullanıyor ve ek gıda olarak neler verebilirim.

Bebeğiniz dört aylık olana dek diyetini anne sütü ve/veya hazır mama oluşturmaktadır (Çocuk hekiminiz buna, vitaminler ve demir ekleyebilir). Dört ile altıncı aylar arasında katı gıdalar eklemeye başlayabilirsiniz. Bazı bebekler üç aylıkken katı gıdalar almaya hazır duruma gelmesine karşın dil atma refleksi genellikle dördüncü aydan itibaren kaybolmaya başlar. Aslında emme işlevinde önemli bir rolü olan bu refleks yüzünden bebek, ağzına sokulan her şeyi; kaşığı, yiyecekleri diliyle iter. Dördüncü aydan itibaren bebeğinizin enerji gereksinimi artacaktır. Bebeğinize ek kalori sağlayacağından dördüncü ve altıncı aylar arasında katı gıdalara başlamak idealdir. Katı gıdaları vermeye başlarken gün içinde siz ve bebeğiniz için en uygun beslenme zamanını saptayın. Bu günün herhangi bir saati olabilir. Sizin en rahat olacağınız dikkatinizi dağıtacak başka işlerinizin olmadığı bir zamanı tercih etmeniz doğaldır. Sonraları, büyüdükçe sizlerle birlikte sofraya oturmak isteyeceğini unutmayın. Yedirirken başını çevirir veya ağlarsa onu zorlamayın. Katı gıdalara her ikinizin de zevk alacağı, hoşnut kalacağı bir dönemde başlamanız, herhangi belirli bir zamanda başlamaktan çok daha önemlidir. İstemiyorsa zorlamayın, emzirmeye ve ya biberonla beslemeye bir-iki hafta daha devam ettikten, sonra tekrar deneyin. Nasıl Başlamalı ? Boğazına kaçma riskini en aza indirgemek için bebeğinizin oturur pozisyonda (kucağınızda veya mama sandalyesinde) olmasına dikkat edin. Katı gıdaları kaşıkla verin. Bazı anne-babalar bunları biberonla vermeye çalışırlar. Bu yöntem bebeğin nefes borusuna yiyecek kaçma riski açısından sakıncalıdır. Ayrıca her öğünde aldığı besin miktarını aşırı bir şekilde artırabileceğinden aşırı kilo alımına neden olur. Bebeğinizin oturarak yeme işlevine -kaşıktan azar azar alarak, yudumlar arasında dinlenerek ve doyduğunda durmayı öğrenerek- alışması gereklidir. Tüm yaşamı boyunca onun sağlığını etkileyecek olan doğru yeme alışkanlıklarının temeli bu dönemde atılmaktadır. Bebek kaşıkları bile bu dönemdeki bebekler için fazla geniş olabilir. Bu yüzden en iyisi küçük çay kaşıklarından kullanmaktır. Yarım çay kaşığı (tatlı kaşığının çeyreği) veya daha az miktarlarla başlayın ve beslenme boyunca onunla konuşurak yardımcı olun ("mmm, bak ne kadar güzel…"). Büyük bir olasılıkla, başlangıçta şaşıracak ne yapacağını bilemeyecektir. Aşağılanmış veya kafası karışmış gibi görünebilir, burun kıvırıp, lokmasını ağzında geveleyebilir veya tümüyle reddedebilir. Bu tepkiyi anlamak zor değildir. Eskiden yedikleri ile şimdiki yediklerinin arasındaki farkı gözönünde bulundurursanız onu daha iyi anlarsınız. Katı gıdalara geçiş dönemini kolaylaştırmak için şu yöntemi deneyebilirsiniz: Önce bebeğinize biraz süt (meme veya hazır mama) verdikten sonra az bir miktarda katı gıdayı yarım çay kaşıklık yudumlarda verin ve öğününü yine süt ile bitirin. Bu yöntem çok acıktığı zamanlarda düş kırıklığına uğramasını önleyebildiği gibi, kaşıkla beslenme deneyimini meme emmenin verdiği hazla bağdaştırmasına yardımcı olacaktır. Ne yaparsanız yapın, katı gıdalarla beslenmeye başladığınızda yiyeceklerin çoğunu geri çıkaracak, bir kısmı yüzüne bir kısmı önlüğüne bulaşacaktır. Bu nedenle katı gıdaları yutmayı becerene kadar ona bir iki çay kaşığı vermekle yetinin beslenme öğünlerini çok yavaş arttırın. Neyle başlamalı? Birçok bebeğin tanıştığı ilk katı gıda, pirinç maması (pirinç püresi)dır. Bunu yulaf ezmesi ve arpa maması izler. Çok küçük bebeklerde allerjik reaksiyonlara yol açabildiklerinden buğday ve diğer tahıl ürünlerini daha sonra vermek uygundur. Küçük kavanozlarda açılıp yemeye hazır olanlardan kullanabilir veya paketlerde kurutulmuş bir şekilde satılan tahıl ürünlerine (cereal) hazır mama, anne sütü veya su ekleyebilirsiniz. Hazır ürünlerinin kullanımı daha kolaydır. Buna karşılık, kuru tahıl ürünlerinin hem demir içeriği daha fazladır ve hemde kıvamını bebeğinize uygun ayarlama olanağınız vardır. Özellikle bebekler için üretilmiş ürünlerden satın alırsanız, bebeğinizin besin gereksinimlerinin karşılandığından daha emin olursunuz. Bebeğiniz tahıl ürünlerini kabul ettikten sonra yavaş yavaş diğer katı gıdalarla da tanışmaya başlayabilir. Uygulayabileceğiniz sıralardan birisi: Süzgeçten geçirilmiş sebzeler; kabak, havuç gibi turuncu renkli sebzelerle başlayın (birçok bebek için altı aydan önce hazmı zor olduğundan mısır daha sonraları verilmelidir. Meyveler; elma, armut Et; tavuk, dana, hindi, koyun (alerji riski daha yüksek olduğundan deniz ürünlerine daha sonra başlanılmalıdır). Yeni gıdalara teker teker başlayın ve üç-dört gün boyunca başka yeni bir gıda vermeyin. Her yeni gıda ile birlikte ishal, döküntü veya kusma gibi allerjik belirtilerin olup olmadığını gözleyin. Bunlardan herhangi birini gördüğünüz anda, kuşkulandığınız yiyeceği diyetten çıkarın ve çocuk hekiminize danışına kadar tekrar vermeyin. Katı gıdalara başladıktan sonra iki-üç ay içinde bebeğinizin diyeti; üç öğüne bölünmüş: anne sütü veya hazır mama, tahıl ürünleri, sebzeler, etler meyvelerden oluşmalıdır. Sıklıkla alerjiye sebep olduğundan, yumurtaya en son başlanır. Bebeğinizi yüksek kolesterol içerikli gıdalara alıştırmayın ve yumurtayı haftada en çok üç kez verin. Bebeğiniz oturmaya başladığı zaman bazı yiyecekleri eline vererek kendi kendine beslenmeyi öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz. Verdiğiniz yiyeceklerin yumuşak, yutması kolay, ve solunum yollarını tıkayamayacak kadar küçük tanelere ufalanır özellikte olmasına dikkat ediniz. İyi pişmiş ve doğranmış yeşil fasulye, bezelye, patates ve küçük parçalar halindeki kraker ve bisküviler bunlardan bazılarıdır. Bu dönemde çiğnenmesi gerekecek gıdalardan vermeyiniz. Günlük üç öğünün her birinde yemesi gereken miktar yaklaşık 120 ml veya bir küçük kavanoz dolusu rendelenmiş hazır bebek mamasıdır (büyüklere göre hazırlanmış konserve gıdalar çoğunlukla fazla tuz ve koruyucu katkı maddeleri içerdiklerinden bebeklere verilmemeleri gerekir). Bu dönemde meyva sularına da başlayabilirsiniz. Portakal ve diğer turunçgillerin suyu birçok bebekte rahatsızlık yarattığı için bunlara altıncı aydan sonra başlamak daha uygundur. Meyve suları özellikle çok verildikleri taktirde dışkıyı asidik yaparak ve cildini tahriş edebilir. Bebekte kıpkırmızı ve altı silinirken acı veren bir pişiğe yol açabilir. Bebeğin altını olabildiğince açık tutup havalandırmak ve koruyucu pomadlar kullanmak bu pişiği genellikle iyileştirecektir. Bir süre için meyve veya meyva sularını azaltmanız da yararlı olabilir. Bebeğiniz öğün aralarında susamış gibi görünüyorsa su verebilirsiniz. Sıcak aylarda terleyerek su kaybedeceği için günde daha sık su verin. Yaşadığınız bölgedeki sulara florür katılıyorsa, su vermeniz ilerde dişlerde oluşabilecek çürükleri önlemeye yardımcı olacaktır. Bebeğinize, konserve veya kurutulmuş gıdalar değilde taze yiyecek vermek istiyorsanız ne yapmanız gerekir? Bu durumda blender veya yiyecek öğütücüleri kullanabileceğiniz gibi yumuşak gıdaları çatalla da ezebilirsiniz. Hazırladığınız herşeyin yumuşak, tuzsuz, iyi pişirilmiş ve taze olmasına özen gösteriniz. Pişirilmiş taze sebzeler ve komposto meyveler (istisnalar için kutuya bakınız) hazırlanması en kolay olanlarıdır. Muzu pişirmeden de ezebilirsiniz ancak diğerlerini pişirmeniz gerekir. O anda yedirmeyeceğiniz gıdaları derhal buzdolabına koyunuz. Bebeğinize vermeden önce de bozulup bozulmadığını kontrol ediniz. Sizin hazırladığınız yiyecekler hazır gıdalar gibi bakterilerden arındırılmadığı için daha çabuk bozulurlar. Bebeğinizin diyeti çeşitlendikçe ve kendi kendine yemeğe başlayınca çocuk hekiminize danışarak hangi gıdalara gereksinimi olduğunu öğrenmeniz gerekir. Son araştırmalar, yetişkin çağlardaki şişmanlık probleminin (obezite) çoğunlukla kalıtımsal etkilerden kaynaklandığını göstermektedir. Ancak, bebeklikte kötü beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ileride sağlık sorunlarına neden olabilir. Örneğin, doğduğunda damağı tuz ve doymuş yağlara (yağlı etler, tereyağı, kızartmalar ve yumurta gibi) alışkın değildir ve bunlardan fazla hoşlanmaz. Bu bu damak tadını edinmesi sizin verdiğiniz besinlere bağlıdır. Bu tür gıdalara karşı damak tadı edinmesi bunlardan zevk alması ve bu gıdaları yemeye alışması ileri yaşlarda damar sertliği (ateroskleroz) ve yüksek tansiyon gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Aynı zamanda bebekliğinde çok yemeğe alışan çocuklar bu alışkanlıklarını ileri yaşamlarında sürdürerek sürekli bir kilo sorunu yaşayabilirler Ek vitamin ve mineraller Hazır mamalar gerekli bütün vitamin ve mineralleri içerdiğinden bunlarla beslenen bebeklere ek bir vitamin vermeye gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeklere D vitamini verilmeye devam edilmesi gerekir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk dört ay içinde ek bir demir gereksinimi yoktur. Doğumda vücudunda bulunan demir depoları ilk aylardaki büyümesi için yeterli olmasına karşın dördüncü ayda artık tükenmeye yüz tutmuş, buna karşın büyümesi hız kazandığı için demire olan gereksinimi artmıştır. Katı gıdalara başladığınızda gerekli demiri; tahıl ürünlerinden hazırlanmış ve demir eklenmiş hazır bebek besinlerinden (cereal), yeşil sebzelerden ve etlerden alacaktır. Silme, dört yemek kaşığı tahıl ürününde (cereal) 7 mg. demir vardır. Bebeğiniz katı gıdalara başladığında ne gibi değişiklikler beklenebilir? Bebek katı gıdalar yemeye başladığında dışkısı daha değişken ve katı bir hale gelecektir. Gıdasındaki artan şeker ve yağ oranı dışkısının daha fazla kokulu olmasına yol açabilir. Bezelye gibi yeşil sebzeler dışkısını koyu yeşil renge, pancar türü gıdalar kırmızıya döndürebilir. Besinleri püre halinde yemiyorsa bir kısmını hazmolmamış olarak dışkısında görebilirsiniz(bezelyenin veya mısırın kabuğu gibi). Çocuğunuzun sindirim sistemi henüz tam anlamıyla gelişmemiştir, ve bütün bunlar normaldir. Ancak, dışkısı eğer aşırı gevşek, sulu veya sümüklü olursa bu sindirim sisteminin aşırı bir şekilde tahriş olduğu anlamına gelebilir. Bu durumda yediği mama miktarını azaltın ve daha sonra ise yavaş yavaş tekrar alıştırmaya çalışın.

Bu tavsiyeler, genel bilgilerdir. Fakat unutmayınız ki, özel rahatsızlığınız için en iyi tavsiye, şikayetlerinizi dinleyen ve sizi muayene eden doktorunuzun tavsiyesidir.

Anahtar Kelimeler:

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2020 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z